February 2012
118 posts
yokluğun acıtmıyor, son sözlerin kadar.
bazen ”mutsuz olsakta birlikte olmalıyız”...
January 2012
92 posts
elindeki bavul ayakkabılarına hiç uymamış, gitme...
senden nefret edemediğim için kendimden nefret...
Ölümümün ardından vahşi bir hayvanı boğazlar gibi...
imkansizi gerceklestirmenin yolu mümkün olduguna...
Birşeyi yapmak için, onu çok sevmelisiniz. Birşeyi...
Dürüstlüğümüz beş para etmiyor ama elimizdeki tek...
söylediğin hiçbir şeyi unutmadım, tek kelimeni...
mesafeler diyorum, sebep olanın götüne girsin.
ben daha odamı bile toplamazken, hayatımı...
Birkaç yaralı ruh, birkaç bira şişesi .. Elimizde...
Sana hala sarılamamış olmam içimi acıtan.
koşmak istesemde sana hayat beni geri cekiyor.
Aslında sadece, seni haddimden fazla düşünüyorum.
Bazen ruhumu uyuşturup, başımı belaya sokuyorum....
Tanıştığın kitap sayısı ne kadar çoğalırsa,...
yeryüzünde gün ışığına layık olmayan nice insanlar...
İnancını sorgulayan herkes bir cevap beklerken, kendini dinleyenler göz yaşlarının boşuna olduğunu er geç öğrenirler. Tanrıdan mucize beklemektense ipleri eline al ve hayatın, kişinin kendi cesareti ve aklıyla yola girebileceğini kulağına fısılda. Boşa giden her yaş için havayı yakıp geçen, rüzgarından melodiler dökülen kurşunlar ateşle dogmalara.
Dünyadaki hiç kimsenin sizi anlamadığını, sizi...
gündüz tüm insanları seviyorum. Gece, tek bir...
Ne garip hiç sarılmadığın, kokusunu içine...
Sakın bana aşk yok deme. O tıpkı tanrı gibi,...
Tanrıyı güldürmek istiyorsan ona hayallerinden...
bi zahmet, git