April 2013
9 posts
Yokluk kadar basit, varlık kadar uzağım.
Bilinmedik bir yokluk olduğu aşikar. Bu yokluğun sonu var mı bilmeksizin yürüyor birde utanmadan sıkılmadan ara sıra koşuyorum. Nitekim neden diye sorarsanız, bu yokluğun tadı dahi başka. Tarifi olmayan bir tat. Yokluğu anlatacak kadar varlık görmesem de, o uçurumun dibinde oturuyorum bir kere. Fakat, az sonra düştüğüm uçurumun tutkusu bir başka güzel.
Anlatmak istediğim şu ki sevgilim, bir...
Sade haliyle hiç bir duygu değmiyor ki canımıza. Nasıl bir histir ki en acısı sarılıyor sıcaklığı ile içimize. Sonrası malum, ayrılık, müzik, acı ve gözyaşı. Ne bu böyle anlamıyorum ki sevgili. Bunlar için mi seviyoruz? Yanımda olmaman kayıpta, düşlerimde olman mı ödül? Düşünebiliyorum da duyamıyor ve dokunamıyor olmam yok mu, yok işte.. Sesini duymanın verdiği o çıldırtıcı heyecan, bahsetmiyorum...
”bırakma beni, hep yanımda ol” demiştin. demiştin ki; gidersen bu can ölür. sonra, sıkıca sarılmıştın tenime, gözlerimden öpmüştün.
beni bu sabahlardan alıp gecene kat.
Diyorum ki;
çekil benden. öyle bir git ki, tutmak hayal olsun. aklımı kaçırayım, düşünmek güç olsun.
istem dışı düşüncelerim olsun, ucu sana dokunan. biraz kokun olsun burnumda tüten. nefes almak zor olsun.
yeter ki, kaybedeyim seni. yokluğun olsun, varlığına uzanan. biraz öyle kal, tadını çıkarayım. tat alamayan dilim olsun.
işin ucunda gitmek olsa dahi, bir nebze nefesin olsun kulağımın arkasından...
İçinden çıkılmaz bir hal aldığından bu yana, yanımda eksik bir parçalar. Bütün renkler siyah. Biraz gece, birazda gözlerim ve gözyaşlarım. Deniz, bazende yağmur gibi. Sözleri vardı, vardı işte, var’lığını andıran, yoklukta.. Yokluk içinde, fakir bırakıyordum sevgimi, anılarımı. Ve her gece terk ediyordum bu şehri. Geride iki damla gözyaşım. Yasım olurdu gördüğüm her yüz. Daha bir sessiz...
Anonymous asked: ama sevgili bayan öz, aşk da bu kadar uzun anlatılmaz ki hani bir duyguya bu kadar yükleme yapılmaz diye düşünüyorum diğerlerine haksızlık bu başka tatlar da var bu kadar aşk fazla yani okusam okumaya üşenirim, istesem yaşamaya üşenirim
Anonymous asked: tumblr da gördüğüm en güzel blog sade, şiirsel. saygılar, anonim..
Rakıdan aldığım her yudum, beraberliğimizin başladığı yere taşıyor beni. Sonra, o düşüyor aklıma.. Ve istanbul.. Dayanılmaz bir özlem duyuyorum içimde. Hangisini daha çok özlediğime karar veremiyorum bir türlü. İstanbul’da kilitlenip kalıyor yüreğim. Güzellikleriyle beni kendine âşık ettiği için mi bu kadar seviyorum onu, yoksa o’nu içinde barındırdığından mı, bilemiyorum. Ama,...
March 2013
3 posts
bir yer var, orada takılıp kalıyoruz.
Her hangi bir gün, tam olarak hatırlamıyorum. Karşımda oturuyordu öylece. Öyle masum ve öyle güzel. Fakat bu güzellik daha çok çirkindi. O maskeyi görüyordum lâkin sesimi çıkartmıyordum. O an her şeyi kabullenmeye yelteniyordum. Her şey, kör gibiydi. İçimden bir şeyler geçiyor, dile dökemiyordum.Her şey sağır sanki. Dökülecek gibi değildi, ağzımı açarsam içim dökülürdü. Biliyordum. Bilmek ilk kez...
Bir yudum suya ihtiyacım olduğunu söylediğimde, saklardın dudağımı dudağına.. Bütün sabahlar bize soyunuyordu, güneş yüreğimin ateşini alevlendiriyordu. Şehri yakıyordum mutluluğumla. Korkumda vardı, var’dı yüreğime ayrılık bir gece vakti. Tırmalayarak kazıyordum seni kendimden, izini bırakmıyordum.. Gül kokan öpmelerin artık solgundu benim için, hiç yakışmadı aşk’a bu. O nasıl bir...
February 2013
2 posts
Hiç durma..sırtlasın rüzgâr seni, git uzaklara.
Adeta kaybolmuştum. Bilinmedik bir şehir gibi sanki, ezbere bildiğim sokaklarda kaybolmuştum. Bir an duraksadım, sanırım Tanrı beni bilerek bu sokaklara getirmişti. Bunu ancak yolumu bulduktan sonra anlamıştım. Durduğum yerde kendi etrafımda dönüp yürümeye başladığımda, aslında içimdeki sesi dinlediğimi hissettim. Yürüdüm, yürüdüm.. ve daha çok yürüdüm. Hava gittikçe soğuyordu, her adımımda...
Hep istedim ki, birileri beni anlasın. Çoğunluk anlamasa da kâfi, yeter ki bir tanesi beni anlasın. Hep anlat dediler, anlattım; Bir adamı sevmekle başlıyordu her şey, çünkü bir insana sunabileceğin en güzel şeymiş aşk. Elbette biliyorum, anlamaz kimse. Anlarım anlat, anlıyorum vs deyip geçerler. Anlasınlar diyede anlatmam kimseye. Dinlemeleri kâfidir. Düşüne biliyor musunuz? Tanımadığım tüm...
January 2013
2 posts
Güneşi koynumda uyandırmaktan, her sabah denizin güzelliğine kanarak ağlamayı ve martıların kanatları arasına sıkıştırdığım o katran havasına bürünmüş hayallerimi yaşamaktan yoruldum. Çünkü saklandığım düşlerim vardı benim, kimselerin bilmediği ve hayal edemedği sevdiğim vardı benim. Gülerken ağladığım, hüzünün mutlulukla bir olduğu güzelliğim vardı benim. Elleri vardı ellerimde, gözleri vardı...
December 2012
5 posts
Onu anlatacak hiç bir kelime yoktur. Alfabeler yan yana dizilse, içindeki anlamlar birbir soyunsa Yine onun güzelliğinin ve masumluğunu yansıtamazlar. Bir sevgi selidir o, her şeyi yutan, her şeyi yok eden. Ama, mutlu etmeyide bilen.. Yok o bambaşka, o’nun tarifi yapılmaz. Teni avuçlarda gizli, bazende gözlerde. Dokunduğunda canını yakıyor, yüreğinin yutkunuşlarını yaktığı gibi. Şarkılar...
hiçbir başlığı yakıştıramıyorum gidişine, hiçbir kelime gidişini kabullenemiyor.
kelimeler dahi dayanamayıp susuyorken, benden bunu kabullenmemi, dayanıp güçlü olmamı ve en bencilce olanı ise unutmamı isteyenler var. ne gariptir seni unutmamı istemeleri. en güzel cümlelerle tamamlayıp bitirmek istiyorum hep. senin gibi güzel kokmuyor kelimeler, yinede yazıyorum..
seni yazarak biritmeye...
Anonymous asked: Seni çok özledim be.
October 2012
2 posts
Mesela bugün seni düne göre daha çok özledim. Çünkü üşüyorum bu şehirde, sıcaklığını hissetmek vardı şu an iliklerime kadar. Ve özlemek adına, sıkıca tutmaların olmalıydı, dudağınla. Bugün biraz daha uzak seviyorum seni bu şehirde. Hayal ederek, öperek, severek ve yokluğunla konuşarak..
Uyanacağım sabahlar da olmayacaksın yani, gidersen? O uğruna herşeyi göze aldığını, göz ardı edeceksin yani hayatından? Sana uzanmak isteyen ellerime, el olacaksın öyle mi ? Dokunmak istediğimde, hayalini seyredeceğimden bahsediyorsun değil mi ? Öyle bir gidiyorsun ki, koşar adımla aklıma gelir gibi..
September 2012
11 posts
Dosttan düşman olmuyor.
Neden böyle bir acıya kendini teslim ediyorsun dediğinde, sende tutuklu kaldığımı söylememiştim değil mi? Kimsenin cüret edemeyeceği kadar çok sevdim, gözlerimden yaşlar bir kere döküldü, oda gidişinin sahnesinde. Pişmanlığım için, hasretin, yalnızlığım ve sözlerini verdiğimiz hayallerin gerçekleştiremeyeceğimiz için ağladım, kimse bilmeden. Ağladım, yokluğunun en derin ve sessiz boşluğunda....
Beni duyuyor musun?
Ciğerlerime kadar doluyum. Kokun nasılda işlemiş en derinlere.. Söyler misin peki? Benimle birlikte kaç yalnızlığın oldu? ..dur tahmin edeyim, olmadı.. değil mi? Haklısın; Terastaki günleri unutmak lazım, sarılışını, gülüşlerimizi, yolda falan bağırmalarımızın hepsini unutmak lazım. Çay demlediğimi unutmak lazım, saçlarımın kokusunu nasılda içine çektiğini, o an nefesini nasıl da hissettiğimi...
Emin Ünlü: Ben Seni Kırdımsa Çiçek →
maslahatimursele:
Ben seni kırdımsa çiçek tüm dünya da beni kırsın üzgünüm bir el boşluğundan kaybettiğime senin dikenin bile işlemişti ellerime ve daha gün sayacaktık sonsuz bir abaküs bir yardım alacaktık yağmurdan tonlarcasına belki daha öncesiydi günahlarımızın ve senle işlenen günaha ben günah…
Sev beni, bir yalan gibi. Ama sev, ben inanırım.
Şimdi bir başkası çıkacak karşına. canını okşayacak, “yerini kimse alamaz” dediğin boşluğu birisi dolduracak. Ne bileyim seni mutlu edecek. O aptal gülümsemeleri yanaklarında dans ettirecek, yada… Aklıma getirmek istemiyorum, senden başka hiç bir şeyi.
Hani öyle gittin ya, geri dönmemek üzere bir yemin gibi. Elimi tutmadan terkettin ya bu bedeni. Ve sıcaklığını öldürdün ya...
Söz bizden açılmışken, hiç bir sözü gerçekleştiremedik. Mağlup bağladık bu mutluluk denilen saçmalığa. İçimizde saklı duran bir “ayrılık” hikayesi, kendini anlattırdı, dilimize. Adı her ne zıkkımsa, yüreğimi parçalıyor. Boğazımdan tek bir lokma geçmiyor, sıkıca sarılıyorum kokunu taşıyan yastığına. Bütün odalarda, herhangi bir anı yada bırakmışlıklarını arıyorum, bir ömür paylaşmak...
canlarım →
Çünkü bazı insanlar, "bu kez herşey güzel olacak"...
August 2012
10 posts
Seni sevsem yeridir, bu boynun, bu gözlerin, bu...
Hayat bazen size birini verir, başka kimseye gerek...
Bilirsin, tesadüfler bizden yana..
Uzun bir aradan sonra onu gördüm, saçmalamak istedim yanına giderek. Ve gözlerine baktım ondan habersiz, masumca. Sonra, “hiç zamanı değil” dedim kendime, haykırmak istedim delicesine.. Öpmemeliydi bir başkası onun yanaklarını, ve ellerini tutmamalıydı. Dayanağı kalmadı ellerimin sıcaklığının. Öyle bir yutkundum ki, boğazımda düğümlü her kelime öldü. ağladım, en hakiki küfrü yüzüme...
Ne istiyorum biliyor musun?
Herhangi bir semtin, herhangi bir kaldırımında yanından geçen biri benim parfümümü sıkmış olsun. Sende o parfümü ciğerlerinin en arka köşelerine kadar çekmiş ol. Sonra kaldırıma otur sessizce. Saatlerce ağla.Sadece hatırla..
Başka birgün aşık olduğun insana sarılırken karşındakinin ten kokusu ile benimkini kıyaslarken bul kendini. İçinden ”Ne yapıyorum ben?” diye düşün ve her neredeysen ”Eve...
Beni dudaklarında unut.
Benim senden istediğim ile senin benden istediğin...
July 2012
23 posts
lolerosiirleri:
Bazen, Çok ölürsün. Canın acır. Katlanamazsın. Bağırıp çağırırsın ama Sanki herkes sağırdır, Duyuramazsın.
tarcinlidondurma:
Teoman-Uçurtmalar
sifirmakyaj:
Bu şarkının bir yerinde, illa ki kendini buluyor insan. En sevdiğiniz renk mor olmasa da, en sevdiğiniz kelime ‘asi’ oluyor mesela. En sevdiğiniz oyun O’nu incitmek oluyor. Zamanı yaralarla ölçüyorsunuz. Ne bileyim, kök salamıyorsunuz sırf çekip gidebilmek için. Sonrası bildiğiniz gibi. “İpleri dolaşmış uçurtmalar misali..”
Hayatıma bir başkası girer, seni deliler gibi özlerim. Hayatına biri girer, beni unutursun.